İkindi sıcağı henüz kırılmamışken, güvertede uzanmış birinin başının üstünden ince, tiz bir ses geçer. Önce bir tane, sonra birkaç tane daha: "pürrük, pürrük" gibi, yuvarlak ve tatlı. Başınızı kaldırdığınızda onları görürsünüz — bir avuç kuş, dağınık bir sıra hâlinde, yeşil-turuncu-mavi bir parıltıyla güneye doğru süzülüyor. Arı kuşları. Renkleri güneşte bir an tutuşur, sonra kıyının ötesine geçer. Su hâlâ ağustos sıcaklığında; ama yukarıda, çoktan eylül başlamıştır.
Bu kuşlar gösteri yapmıyor. Sadece yola çıkmışlar.
Kıyıyı Takip Edenler
Yaz biterken Ege kıyısı, kuşlar için bir yol tabelası gibi çalışır. Arı kuşları, kırlangıçlar, çoğu ötücü kuş geceleri ya da serin saatlerde, dağınık kümeler hâlinde güneye, Afrika'ya doğru iner. Leylekler ve kartallar gibi büyük, süzülen kuşlar ise başka bir yol tutar: karanın üstünde yükselen sıcak hava sütunlarını arar, kanat çırpmadan bir sütundan öbürüne süzülür, geniş suları geçmemeye çalışır. Bu yüzden onları çoğu zaman kıyı çizgisinin hemen üstünde görürsünüz — deniz, onlar için aşılacak değil, kenarından geçilecek bir şeydir.
Yazın Döndüğü An
Bunun tam olarak hangi gün olacağını kimse söyleyemez. Kimi yıl ağustosun ortasında başlar, kimi yıl eylülü bulur; hava döner, rüzgâr değişir, kuşlar da ona göre yola koyulur. Ama Ege'de uzun zaman geçirmiş biri o ilk sıraları görünce içten içe bir şey bilir: yaz en yüksek noktasını geçti. Öğle hâlâ sıcaktır, deniz hâlâ davet eder; fakat ışık artık biraz daha eğik düşmeye, akşamlar biraz daha erken serinlemeye başlamıştır. Kuşlar bunu bizden önce sezer.
Misafir için bunun bir tek yapması gereken var: ara sıra başını kaldırmak. Bir dürbün varsa daha iyi, ama şart değil. Akşamüstü demirde otururken gökyüzüne bakın; bir sıra leylek, kanatlarını hiç çırpmadan koca bir daire çizip yükseliyorsa, altınızdaki koyla birlikte o daireyi de paylaşıyorsunuz demektir. Bu canlıları bizim için yola çıkmadılar; kendi eski yollarında gidiyorlar, biz sadece denk geldik. Belki de en güzeli bu: onların varlığını, yalnızca üstümüzden geçerken fark etmek.
Sonra ses uzaklaşır. Sıra kıyının gerisinde kaybolur. Gökyüzü yine boş görünür — ama artık bakmayı öğrenmişsinizdir.
GÜNLÜK TURLAR →