BODRUM · MYNDOS KAPISI

Kaleye giden yoldan ayrılıp batıya, Gümbet'e doğru yürürseniz, bir noktada asfalt çamların arasına karışır. Orada, kimsenin durup fotoğraf çekmediği bir kavşakta, iki büyük taş kütlesi birbirine bakar. Akşamüstü ışığı taşları ısıtmış, reçine kokusu ağustos böceklerinin sesine karışmıştır. Yanından geçen çoğu kişi bunun eski bir duvar parçası olduğunu bile fark etmez. Oysa bu, bir kentin en çok kanadığı yerdi.

Kale bilinir, amfi bilinir. Myndos Kapısı'nı bilen azdır.

İskender'in Karşısındaki Duvar

Halikarnas, Kral Mausolos zamanında dev bir surla çevrilmişti; bu sur kenti iki körfez arasında kuşatıyordu, doğuda bugünkü ana limana, batıda ise adını Myndos kentinden alan bu kapıya kadar uzanıyordu. MÖ 334'te İskender'in ordusu Anadolu kıyısına indiğinde, Halikarnas'ı almadan ilerleyemeyeceğini biliyordu. Kentin savunmasını komuta eden Rodoslu Memnon, surları iyi biliyordu — ve en çok burayı, batı kapısını korudu. Kuşatma aylarca sürdü. Mancınıklar, lağımlar, gece baskınları; İskender'in en zorlandığı seferlerden biriydi burası. Sonunda kent düştü, ama surlar tam anlamıyla teslim olmadı — Myndos Kapısı'nın çevresindeki duvarlar, o gecenin izini taşıyarak ayakta kaldı.

Myndos Kapısı'nın çam ağaçları arasında kalan sur kalıntısı, akşam ışığında
MYNDOS KAPISI · HALİKARNAS SURLARI

Taşın Sessiz Tanıklığı

Bugün burada tur otobüsü durmaz. İki büyük blok, yarı yarıya kekik ve pırnala gömülü, kıyıya inen yolun kenarında duruyor. Denizi buradan görmezsiniz ama surlar bir zamanlar iki denize de değiyordu — biri bugünkü limana, öbürü Gümbet koyuna. Bir kentin savunması, iki suyun arasına gerilmiş bir yay gibiydi. Şimdi o yayın ucundaki taş, kimseye bir şey ispatlamadan duruyor; sadece orada.

Demirde bir koyda otururken, arkanızdaki tepenin altında böyle bir hikâye olduğunu bilmek, manzarayı değiştirir. Bodrum'a denizden yaklaşan çoğu tekne kaleyi görür, ışıklarını sayar. Ama kentin ilk sınandığı yer orada değil, biraz daha batıdaydı — bugün kimsenin bakmadığı bir taş yığınında.

Güneş çamların arasından inerken taşa bir kez daha bakın. Orada iki bin üç yüz yıl önce bir gece boyu insanlar birbirine mancınık attı. Şimdi sadece ağustos böcekleri konuşuyor.

Halikarnas'ın iki kapısını, kaleyi ve surların denize değdiği noktaları, rehberli bir günde birlikte okumak mümkün. Bodrum'un görünmeyen tarihini dinlemek ister misiniz?
GÜNLÜK TURLAR →