BODRUM · ÇEKEK YERİ

Ekim sonunda çekek yerine gidin: vinç yavaşça bir tekneyi sudan alır, gövdesinden hâlâ su damlarken havada bir an asılı kalır. Karina, yaz boyunca görmediğiniz haliyle çıkar ortaya — yosun, midye, kimi yerde ince bir yeşil tabaka. Kokusu keskindir; deniz dibinin, tuzun ve zamanın kokusu. Usta gövdeye elini sürer, bir yere daha uzun bakar, bir şey söylemez. O bakış, işin yarısıdır.

Kışlatma bir liste değildir. Bir alışkanlıktır.

Su Çıkmadan Önce

İyi bakım, tekne daha sudayken başlar. Sezonun son haftalarında motor hâlâ sıcak çalışırken yağın rengine bakmak, yakıt deposunu dolu bırakıp bırakmamaya karar vermek, yelkenleri son bir kez ıslanmadan kurutmak — bunların hepsi karadaki işten önce gelir. Çoğu tecrübeli kaptan yakıt deposunu kışa dolu bırakır; boş depo iç yüzeyinde nem toplar, nem de suyla yakıtı ayırır. Ama bu da bölgeye, tekneye ve yakıtın türüne göre değişir; tek bir doğru yoktur. Denizde olduğu gibi karada da istisna çoktur.

Tuz, Nem ve Boşluk

Bir tekneye kışın en çok zarar veren şey soğuk değil, boşluktur. Kullanılmayan bir sistem, kullanılan bir sistemden daha hızlı bozulur. Kapalı kalan bir kabinin havası ağırlaşır, ahşap nemi çeker, döşeme küf tutar. Bu yüzden iyi bir kışlatmada iş, tekneyi kapatmak kadar onu nefes alır bırakmaktır: lombozların altına konan kurutucular, aralık bırakılan dolap kapakları, kaldırılan minderler. Tuz ise ayrı bir mesele. Güverteye, armaya, metal aksama sinen tuz, tatlı suyla iyice durulanmazsa bütün kış sessizce çalışır; ilkbaharda teknenin yüzüne çıkar. Eski bir kural vardır: son seyirden dönünce tekne tuzluyken değil, tatlı suyla yıkanıp kuruduktan sonra bırakılır.

Çekek yerinde vinçle sudan çıkarılan bir teknenin karinası, sezon sonu bakımı
KARAYA ÇIKAN TEKNE · SEZON SONU

Karada duran tekne, aslında hiç durmaz. Ahşap gövde nefes almaya devam eder, kalafat oynar, boya çalışır. Bu yüzden iyi bir kışlatma bir kez yapılıp unutulacak bir iş değildir; kış boyunca ara ara bakılmak ister. Bir yağmurdan sonra brandanın altında su birikip birikmediğine, bir fırtınadan sonra takozların yerinde durup durmadığına bakan biri olması gerekir. Baharda tekneyi hazır bulmak, kışın onu unutmamakla mümkün olur.

Misafir için bunun anlamı basit: gelecek mayısta güverteye çıktığında her şeyin yerli yerinde olması, tesadüf değildir. Kimsenin görmediği bir ekim gününde, biri tuzu durulamış, bir depoyu doldurmuş, bir dolabı aralık bırakmıştır.

İyi bakılan bir tekne, bakıldığını söylemez. Sadece baharda, ilk seferde, hiçbir şey aksamaz.

Bir teknenin kışı, sezonu kadar önemlidir — ve çoğu iş, kimse bakmazken yapılır. Teknenizin sezon sonu bakımını, kışlatmasını ve bahara hazırlığını bir ele bırakmak ister misiniz?
YAT YÖNETİMİ →