BODRUM · 24 MART 1879

Doğduğum andan itibaren Ege Denizi'nin nazlı, feşafeşli yeşil enginliği ruhumu kucakladı.

Bu sözler Neyzen Tevfik'e aittir. Asıl adı Mehmet Tevfik Kolaylı. Bodrum'da, Emine Hanım ile Hasan Fehmi Bey'in ilk oğlu olarak dünyaya geldi. Babası aydın bir öğretmendi — şiiri, müziği, nükteyi seven biri. Ama kimse bilmiyordu ki bu evden çıkacak çocuk, Türk tarihinin en özgür, en çılgın, en derin seslerinden biri olacaktı.

Tepecik Kahvesi'ndeki Gece

Yedi ya da sekiz yaşındaydı Tevfik. Babası onu Bodrum'un Tepecik Camii yakınlarındaki kahveye götürmüştü. O sıralarda kahveye gelen dervişler vardı. Ve biri koynundan uzun bir şey çıkardı.

"O gece Ege Denizi'nin ölümsüz dekoru içinde benliğimi saran o lahuti sestir ki beni bugünkü derbeder, ne aradığı bilinmez, bazen Eflatun kadar akıllı, çok kere de tımarhaneye iltica edecek kadar deli Neyzen Tevfik yaptı."

O gece ney'i işitti. Ve bir daha kendine gelemedi.

Bodrum kıyılarında büyümüştü zaten. Babası onu deniz kenarında gezdirirdi — okula giden yol, deniz kenarından geçerdi. Çocukluk arkadaşları anlattı: Tevfik düdükler yapardı ve etrafındaki çocukları başına toplardı. İlham kaynağı hep denizdi.

Hem Deli Hem Veli

İstanbul'a geldi. Ney üfledi. Şiir yazdı. Hicvetti. Rakı içti. Tımarhaneye girdi, çıktı. Padişahı hicvetti, Atatürk'ün sofrasına oturdu. Sokaklarda serseri gibi dolaştı, dergahlarda derviş gibi niyaz etti.

Zamanın en büyük şairlerinden biri, ülkenin en büyük neyzeni — ama evsi yurtsuz, parasız pulsuz. Bir lokanta kapısında ney üfler, içeridekiler yemeklerini bırakır dinlerdi. Sonra sofraya davet ederlerdi. Tevfik oturur, yer, kalkar giderdi. Para almazdı. Değil miydi ki?

"Ben hayatım boyunca hürriyeti aradım, bulur gibi olduğum zaman da ya gasp ettiler ya da çalıverdiler. Ben bağrı açık ve bağrı yanık insanların hizmetçisiyim."

Bodrum'un Armağanı

Bugün Bodrum'u gezen herkes onunla karşılaşır. Kale önünde, marina kenarında, sokaklarda — Neyzen Tevfik'in heykelleri her yerdedir. Şehir onu sahiplendi, ya da o şehri sahiplendi.

1953'te, 74 yaşında, İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Yanında neyi vardı.

Ege Denizi'nin o geceki sesi hâlâ yankılanıyor bir yerlerde. Belki Bodrum'un eski kahvelerinde. Belki açık bir koyda, sabahın erken saatlerinde, rüzgarın kıyıya vurduğu anda.